Psikosomatik Nedir?

Psikosomatik Nedir?


Psikolojik faktörler nedeniyle genetik ve çevresel etkenlerden bağımsız olarak ortaya çıkan bedensel hastalıklar psikosomatik olarak tanımlanır. Genellikle kronik olarak ortaya çıkan psikosomatik bozukluklara yönelik farklı tedavi yaklaşımları bulunur.

Psikosomatik Ne Demek?

Çeşitli bedensel rahatsızlıkların yoğun kaygı, stres, endişe gibi zihinsel süreçler sonucu ortaya çıkması psikosomatik bozukluk olarak tanımlanır. Psikosomatik bozukluklar zihinsel ve bedensel sorunların bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Toplumun tüm kesimlerinde görülen psikosomatik bozukluklar her yaş grubunda ortaya çıkabilir. 

Psikosomatik bozuklukların görülme sıklığı tüm toplumun %7.8’ini oluşturmaktadır. Öte yandan psikosomatik bozukluklar için belirgin riskli bir grup bulunmamaktadır.

Psikosomatik Hastalıklar Nelerdir?

Psikosomatik hastalıklar şunlardır:

  1. Astım
  2. Kolit
  3. Nörodermatit
  4. Çarpıntı
  5. Mide-bağırsak ülserleri
  6. Romatoid artrit

1. Astım

Astım genetik ya da sigara gibi çevresel faktörler nedeniyle ortaya çıkan fiziksel bir hastalıktır. Öte yandan bronşiyal astımın öncesinde ve sürecinde çok farklı stres kaynakları rol oynayabilir. Yapılan çalışmalar astımın ortaya çıkma nedenleri arasında psikolojik etkilerin varlığını göstermiştir. Bu nedenle astımın tanı ve tedavi sürecinde psikolojik ve fiziksel yönden yapılacak detaylı incelemeler gereklidir. Psikosomatik astımın nedenleri arasında bilinç düzeyine gelmemiş arzular veya baskılanmış güdüler gösterilebilir. Ayrıca travmatik yaşam olayları ve beklenmeyen durumlar psikosomatik astımın ortaya çıkma nedenleri arasında gösterilebilir. Psikosomatik astımın tedavisinde çeşitli ilaçlar ve psikoterapi yöntemleri uygulanmaktadır. 

2. Kolit

Kalın bağırsağın mikrobik veya diğer çevresel faktörler nedeniyle iltihaplanması sonucu ortaya çıkan fizyolojik hastalık kolit olarak tanımlanır. Bu iltihaplanma vücutta ülserin ortaya çıkmasına neden olur. Kolit genetik ya da çevresel faktörler sonucu kronik bir hastalıktır. Öte yandan kolit fiziksel ya da mikrobik nedenlerden bağımsız olarak stres kaynaklarının etkisiyle psikosomatik şekilde görülebilir. Kolitin psikosomatik olarak görülmesinde travmatik olaylar, kişiler arası ilişkilerde problemler, iş veya okul yaşamında güçlükler gibi stres faktörleri etkili olur. Kolitin tedavisinde farmakolojik yöntemler kullanılır.

3. Nörodermatit

Genetik veya çevresel etkenler nedeniyle ortaya çıkan nörodermatit bir deri hastalığıdır. Nörodermatit yaygın olarak kaşıntı ve deride gerginleşme belirtileriyle görülür. Bu belirtilerin devamında kaşıntıya bağlı yaralar ya da vücut lekeleri gözlemlenebilir. Nörodermatit fiziksel bir hastalık olmasına rağmen genetik ve mikrobik faktörlerin dışında psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Bu nedenle nörodermatit psikosomatik olarak tanımlanan bir sendromdur. Çevreden gelen uyarıcıların bireyin zihinsel süreçlerinde bozulmalar yaratması sonucu vücut fizyolojik olarak farklı tepkiler vermektedir. Nörodermatitin tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır.

4. Çarpıntı

Genetik, beslenme ya da aşırı spor gibi farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen çarpıntı, psikososyal faktörlerin etkisiyle de görülebilir. Kalp ritim bozukluğu olarak tanımlanan çarpıntı bu nedenle psikosomatik bir bozukluktur. Çarpıntının ortaya çıkmasında en büyük etken çevresel stres, kaygı süreçleri, travma sonrası stres bozukluğu ve depresyondur. Çarpıntının tedavisinde ilaçlar ve psikoterapi yöntemleri kullanılır. İlaç tedavileri ile kalp ritminin sağlıklı düzeye gelmesi hedeflenirken psikoterapi yöntemleri ile bozukluğu ortaya çıkaran stres kaynakları ve zihinsel süreçler irdelenir.

5. Mide-Bağırsak Ülserleri

Mide ve bağırsak psikososyal faktörlerden en fazla etkilenen organların başında gelir. Mide-bağırsak ülserleri de kolit sendromu gibi çevresel stresörlerin bireyin zihinsel süreçlerini olumsuz etkilemesi sonucu ortaya çıkan bedensel hastalıklardır. Mide ve bağırsak hastalıkları, belirtileri tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedaviye sahip olmasalar da doğru beslenme ve ilaç kullanımı ile baskılanabilir. Bu belirtilerin azaltılmasında psikoterapi süreci içerisinde ülseri ortaya çıkaracak faktörlerin saptanması ve zihin-beden ilişkisinin kavranması önemlidir. Kronik bir bozukluk olan mide-bağırsak ülserleri pankreas ve karaciğer gibi sindirim sistemi organlarında farklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. 

6. Romatoid Artrit

Eklemlerde ve iç organlarda iltihaplarla ortaya çıkan romatoid artrit bedensel bir hastalıktır. Öte yandan romatoid artrit çevresel uyarıcıların bireyin zihinsel süreçlerinde yarattığı problemler sonucu psikosomatik olarak da ortaya çıkabilir. Toplumun her kesiminde ve her yaşta görülen romatoid artrit kadınlarda 3 kat daha fazla oluşur. Bireyin bağışıklık sisteminde zayıflık yaşanan durumlarda ortaya çıkan romatoid artrit; eklem ağrıları, şişlikler ve iltihaplanmalar ile kendisini gösterir. Romatoid artritin diğer belirtileri ise hareketlerde yavaşlama, eklem bölgelerinde yanma, bedende güç kaybı ve uyku problemleri olarak sıralanabilir. Romatoid artritin tedavisinde çeşitli merhemler, ilaçlar, fizik tedavi gibi rehabilitasyon süreçleri yer alır.

Psikosomatik Ağrı Bozukluğu Nedir?

Genetik ya da biyolojik bir açıklama getirilemeyen fakat bireyin bedeninde fiziksel ağrı hissettiği durum psikosomatik ağrı bozukluğu olarak tanımlanır. Psikosomatik ağrı bozukluğunun nedeni tam olarak bilinmese de sendromun ortaya çıkmasında bireyin baskılanan dürtü, güdü, istek, beklenti, kaygı ya da depresyon süreçleri etkili olabilir. Psikosomatik ağrı bozukluğunun tanılanması için birden fazla beden bölgesinde şiddetli ağrı olması gerekmektedir. Psikosomatik ağrı bozukluğunda denge ve enerji kaybı, çoklu görme, duyu süreçlerinde zayıflık veya kusma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Psikosomatik ağrı bozukluğunu ortaya çıkaran çevresel uyarıcıların başında stres yer alır. Öte yandan kaygı, travmatik veya tamamlanmayan yas süreçleri psikosomatik ağrıların ortaya çıkmasında rol oynayan diğer faktörlerdir.

Psikosomatik Cinsellik Nedir?

Psikosomatik bozuklukların veya ağrıların arkasında nedeni bilinmeyen psikolojik süreçler yer almaktadır. Bu psikolojik süreçler sıklıkla çevreden gelen kaygı ya da stresi ortaya çıkaran uyaranlar olmasına karşın bireye ait güdü, dürtü veya isteklerden de kaynaklanabilir. Yapılan çalışmalar psikosomatik bozuklukların temelinde bireyin iç dünyasında yer alan baskılanmış veya birey tarafından bilinen cinsel arzular veya fanteziler yattığını ortaya koymuştur. 

Psikosomatik bozuklukların bir diğer sonucu da cinsel işlevlerde ya da arzularda olumsuz değişimlerin ortaya çıkmasıdır. Bireyin zihinsel süreçlerini oluşturan duygu ve düşüncelerin çevreden etkilenmesi ile adet döneminde bozulmalar ve cinsel sorunlar ortaya çıkabilir. Bu tür olumsuz durumların tedavisinde farmakoterapiler ve psikoterapiler yaygın olarak kullanılır.

Psikosomatik Deri Hastalıkları Nedir?

Çevreden gelen duygusal stresörler bireyin zihinsel süreçlerini olumsuz etkileyerek çeşitli değişimlere neden olur. İnsan vücudu kimi zaman bu değişimleri duygusal veya davranışsal olarak yansıtmak yerine bedensel olarak gösterir. Bu bedensel belirtiler sıklıkla bireyin cildi üzerinde etkisini gösterir. Bağışıklık sistemin düşük olduğu zamanlarda etkisini gösteren bu belirtiler farklı hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıkların başında sedef, kurdeşen, sivilce, zona ve gül hastalıkları gelir. 

Psikosomatik deri hastalıklarının pek çoğu kroniktir bu nedenle belirtiler zamanla ortadan kaybolur ancak ilerleyen dönemlerde tekrar görülür. Belirtilerin şiddeti her dönemde birbirinden farklılık gösterebilir. Diğer yandan belirtiler ortak olsa da hastalığın şiddeti bireysel özelliklerden ve çevresel stres faktörlerinden etkilenmektedir. 

Psikosomatik Hastalıkların Nedenleri Nelerdir?

Psikosomatik hastalıkların ortaya çıkmasında rol oynayan başlıca etken çevresel strestir. Çevresel stres bireyin zihinsel süreçlerini negatif yönde etkileyerek bedensel hastalık belirtilerinin görülmesine neden olur. Psikosomatik hastalıklar sıklıkla bireyin bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla gözlemlenir. Psikosomatik hastalıkların pek çoğunda bağışıklık sisteminde görev alan koruyucu hücreler ters etki yaparak vücuda zarar verir. Cilt ve eklem problemleri bu hastalıkların başında yer alır. 

Çevresel stresörler bireyin başa çıkmakta zorlandığı ve kendisini olumsuz etkileyen çeşitli durumlardan oluşur. Bireyin aile yaşamı, iş-okul başarısı, kişiler arası etkileşimi, psikososyal veya sosyoekonomik durumu çevresel stres kaynaklarına örnek gösterilebilir.

Psikosomatik Hastalıklardan Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Psikosomatik hastalıklardan korunma yöntemleri şöyle sıralanır:

  • Depresyona karşı psikolojik dayanıklılığın arttırılması
  • Olası sorunlara yönelik problem çözme becerisinin yükseltilmesi
  • Olumlu ve olumsuz duygu düzenleme becerisinin geliştirilmesi
  • Stres ve kaygı yönetimi
  • Çalışma ortamının veya aile iletişiminin güçlendirilmesi
  • Stres kaynaklarının azaltılması
  • Spor yapmak 
  • Meditasyon gibi rahatlatıcı aktiviteler

Psikosomatik Bozuklukların Belirtileri Nelerdir?

Psikosomatik bozuklukların belirtileri şunlardır:

  • Vücudun farklı yerlerinde ortaya çıkan nedensiz ağrılar
  • Kusma ya da ülser gibi gastrolojik sorunlar
  • Cinsel işlevlerde sorunlar
  • Denge ve enerji kaybı gibi nörolojik durumlar
  • Bedende ortaya çıkan şişlik ve iltihaplar
  • Şiddetli kaşıntılar ve deride lekeler

Psikosomatik Hastalıkların Tedavisi Nedir?

Psikosomatik hastalıkların tedavisinde kullanılan yöntemler birbirlerinden farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar hastalığın yapısı, ilerleyişi ve kronik olup olmamasına göre ortaya çıkar. Diğer yandan hastalığın uzunluğu, şiddeti veya hastanın psikososyal özellikleri de tedavi planını etkileyen unsurlardandır. Psikosomatik hastalıkların tedavisinde yaygın olarak fizyoterapi yöntemleri, psikoterapi yöntemleri ve farmakolojik yöntemler kullanılır.

Yazı Değerlendirmesi : 0 Puan
Toplam : 0 Yorum

  • %0
  • %0
  • %0
  • %0
  • %0
0

    Yazı Puanı

    Yazı Değerlendirmesi : 0
    Toplam : 0 Yorum

    • %0
    • %0
    • %0
    • %0
    • %0

    Yorumlar

    {{yrm.yazar}}

    {{yrm.baslik}}

    {{yrm.yorum}}

    Boğaziçi Enstitüsü :{{yrm.cevap}}




    Yorum & Oylama Ekle

    • Bu yazıyı beğendiniz mi?