Acele et! İş fırsatı sunan üniversite sertifikalı eğitimlere indirimli kaydol!
2022-05-25T14:00

Psikoloji - Sayfa 3 - Sayfa 3

Psikoloji


Psikolojik Şiddet Nedir?

Psikolojik Şiddet Nedir?

Bireyin kendisine, başka birine ya da bir topluluğa karşı psikolojik zarar verme, gelişim bozukluğuna yol açma veya yoksun bırakmaya neden olma ihtimali yüksek ola

Çevresel Psikoloji Nedir?

Çevresel Psikoloji Nedir?

Çevresel psikoloji insan ile fiziksel çevre arasındaki etkileşimin bireyin davranışsal ve zihinsel süreçleri üzerindeki etkisini inceleyen psikolojinin alt alanıdı

Kendilik Psikolojisi Nedir?

Kendilik Psikolojisi Nedir?

Heinz Kohut tarafından 1970’lerde kurulan kendilik psikolojisi bireyin bebeklik sürecinden başlayarak ruhsal gelişimini kişiler arası etkileşimi odak alarak incele

Kişilik Psikolojisi Nedir?

Kişilik Psikolojisi Nedir?

Kişilik psikolojisi bireyin duygu, düşünce ve davranışları üzerinde belirleyici rol oynayan kişiliğe yönelik kapsamlı açıklamalar getiren bilim dalıdır. Kişiliğin

Agnozi Nedir?

Agnozi Nedir?

Agnozi, bireyin dış dünyadan gelen duyusal bilgileri işleyememesi ile ortaya çıkan nöropsikolojik bozukluktur. Agnoziye sahip bireyler genellikle nesneleri, kişile

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi, psikologlar ya da psikiyatristler tarafından zihinsel ve davranışsal bozukluğa sahip olan bireylerin tedavisinde kullanılan yöntemdir. Geçmişten günüm

Bilişsel Psikoloji Nedir?

Bilişsel Psikoloji Nedir?

Bilişsel psikoloji, bireyin çeşitli zihinsel süreçlerindeki performansını inceleyerek beyin yapısını ve çalışma sistemini açıklamayı hedefleyen bilim dalıdır. Bu z

Klinik Psikoloji Nedir?

Klinik Psikoloji Nedir?

Klinik psikoloji, bireylerin zihinsel ve davranışsal bozukluklarını inceleyen, değerlendiren ve tedavi eden bilim dalıdır. Değerlendirme sürecinde gözlem, görüşme

Psikoloji - Sayfa 3 - Sayfa 3

Psikoloji, insan davranışlarını ve insan zihnini inceleyen bir bilim dalıdır. Ruh bilimi olarak da tanımlanan psikoloji; insanların bilinçli ve bilinçdışı davranışlarını, duygu ve düşüncelerini inceleyerek analiz eder. Psikoloji bilimi, sosyoloji, felsefe, antropoloji gibi farklı disiplinlerden de faydalanarak psikoloji alanında kapsamlı çalışmalar gerçekleştirir.

Psikoloji Neden Önemlidir?

Psikoloji, insan için olduğu kadar toplum için de önemlidir. Fiziksel sağlık gibi mental sağlık da özen gösterilmesi gereken bir durumdur. Zihnen sağlıklı bireyler, sağlıklı bir toplumu inşa eder. Psikoloji bilimi temelde insanı baz alarak huzurlu bir toplum için çalışır. Empati duygusu gelişmiş, merhametli ve psikolojik açıdan olgun kişiler, birbirleri ile uyum ve huzur içerisinde yaşamanın gerekliliğinin toplum açısından ne denli önem arz ettiğinin de farkındadır.

Psikolojiye Niçin İhtiyaç Duyulur?

Psikolojiye insana farkındalık kazandırdığı için ihtiyaç duyulur. Psikoloji bilimi, bireyin çözmekte zorlandığı durumlar, düşünceler ve sıkıntıların üstesinden gelmesine yardımcı olur. Psikoloji alanında uzmanlaşmış kişiler, kişilere ön yargısız ve tarafsız olarak destek olur. Psikolojik destek alan bireyler, sorunlarını analiz etme, psikolojik rahatsızlıklarının belirtilerini inceleme ve kişisel farkındalık kazanma gibi edinimlere sahip olur.

Psikolojinin amacı, insan davranışlarını analiz ederek tanımlamak ve anlamlandırmaktır. Bu davranışların ortaya çıkış nedenini ve kökenini inceleyerek neden-sonuç ilişkisi kurar ve psikolojik sorunları çözümlemeye çalışır.

Psikoloji Yaklaşımları Nelerdir?

Psikolojide insan davranışlarını farklı açılardan ele alan yaklaşımlar bulunmaktadır.

Psikoloji yaklaşımları aşağıdadır:

1.   Yapısalcılık (Strüktüralizm)

Yapısalcılık (Strüktüralizm) yaklaşımın temsilcisi Wilhelm Wundt’tur. Yapısalcı yaklaşımın konusunu insan bilincini meydana getiren ögeler oluşturur. Bilinç, kişinin kendisinin ve çevresinin farkında olması durumudur. Bilinci incelemek için kullanılan yöntem, içe bakış yöntemidir. İçe bakış yöntemi, kişinin kendi iç dünyasını ve yaşadığı olaylar karşısında hissettiklerini dile getirmesidir.

2.   Bütüncül (Gestalt)

Bütüncül (Gestalt) yaklaşımın konusu algı üzerinedir. Bütüncül yaklaşım, insanların duygularını etkileyen durumları eksiksiz olarak algılama üzerine çalışır. Bütüncül yaklaşımda bütün, parçaların toplamından farklıdır. Duyular tarafından algılanan uyarıcılar önce gruplanır ardından yorumlanır ve uygun şekilde örgütlenir. Max Wertheimer, Gestalt psikolojisini yaratacak olan gelişmeler için öncü olmuştur. Wertheimer, psikolojik olayları, tekil ögelerin toplamı değil ayrılmaz bütünü olarak yorumlar. Wertheimer, bu bütünlere “Gestalt” adını vermiştir.

3.   İşlevselcilik (Fonksiyonalizm)

İşlevselcilik (Fonksiyonalizm) yaklaşımının temsilcileri, William James ve John Dewey’dir. Fonksiyonalizm yaklaşımında, her davranışın bir işlevi bulunur ve amacı çevreye uyum sağlamaktır. Davranışlar ve düşünceler, çevreye uyum sağlamasının ardından geliştirilmelidir. Fonksiyonalizm, öğrenme, düşünme, algılamaya önem ve bunları açıklama amacı taşır.

4.   Davranışçı (Behavyorizm) Yaklaşım

Davranışçı yaklaşımın temsilcileri, John Watson, İvan Pavlov, Frederic Skinner ve Edward Thorndike’dir. Davranışçı yaklaşım, psikolojinin konusunu gözlenebilen ve ölçülebilen insan davranışları olarak yorumlar. Bu yaklaşımda doğuştan gelen hiçbir özellik ya da davranış bulunmaz. Davranışlar, çevre ve eğitim etkisiyle sonradan meydana gelir. Davranışçı yaklaşım, deney ve gözlem yönteminden faydalanır.

5.   Psikanalitik (Psikodinamik) Yaklaşım

Psikanalatik yaklaşımın temsilcileri, Sigmund Freud, Alfred Adler ve K. Gustav Jung’dır. Psikanalitik yaklaşımda, psikolojinin konusunu bilinçaltıdır. Bilinçaltı dediğimiz olgu, insanın bastırılmış istekleridir. Davranışların temelinde bu bastırılmış istekler bulunur ve insan davranışları da bilinçaltı doğrultusunda yönlendirilir. Psikanalitik yaklaşım, kişilik gelişiminde çocukluk döneminde meydana gelen bilinçaltı etkenlerinin önemli rol oynadığı belirtir. Si̇gmund Freud’a göre kişilik üç bölümden oluşur. İd; ilkel dürtüleri içerir, süper ego; toplumun ahlak anlayışına göre şekillenir. İd’in istekleri ve süper ego arasında denge kurmaya çalışan ego ise bilinçli düşüncelerdir. Psikanaliz bilinçaltının çözümlemesinde vaka incelemesi, rüya analizi, serbest çağrışım, hipnoz gibi yöntemler kullanılır.

6.   İnsancıl (Hümanistik) Yaklaşım

İnsancıl yaklaşımın temsilcileri, Abraham Maslow ve Karl Rogers’dır. İnsancıl yaklaşım, insanın değerini ve özünün iyilik olduğunu savunur. Bu yaklaşımda psikolojinin konusu, insanı anlamaktır. Davranışların temelinde ihtiyaçlar yani güdüler bulunur. Birey kendini gerçekleştirme odaklı bir varlıktır. Hümanistik yaklaşımda birey, her zaman tek, benzersiz ve değerlidir, sevgi ve saygıyı koşulsuz olarak hak eder. Hümanistik yaklaşıma göre, çevresel koşullar doğru şekilde sağlandığında birey; gelişimini en üst seviyeye çıkarabilecek potansiyeldedir. Hümanistik yaklaşım, empati ve içe bakış yöntemini kullanır.

7.   Varoluşçu Yaklaşım

Varoluşçu yaklaşımın temsilcisi Rollo May’dir. Varoluşçu yaklaşım, yaşamda anlam arama, acı ve ölümü kabullenme, davranışların sorumluluğunu kabul etme ve irade özgürlüğünü önemser. Bu yaklaşımda birey, kişiliğini kendi seçimleriyle oluşturur. Yaşamı, yaşamaya değer hâle getirmek bireyin kendi sorumluluğudur. Bu yaklaşımda geçmiş ya da gelecek değil yaşanılan an önemlidir. Varoluşçu yaklaşım, insan davranışları sınırlanmama ve denetim altına almama düşüncesini savunur, insan özgür bırakılmalıdır. Psikolog Rollo May, insan odaklı felsefe, yaklaşımını uygular ve bu yaklaşım psikoloji alanında ilktir.

8.   Bilişsel Yaklaşım

Bilişsel yaklaşımın temsilcisi Jean Piaget’dir. Bilişsel yaklaşıma göre psikolojinin konusu, yaşa bağlı davranış değişiklikleri ile bilişsel süreçlerdir. Biliş, insanın dünyayı tanıması ve anlamlandırması olarak adlandırabileceğimiz zihinsel süreçtir. Bu yaklaşıma göre insan çevresini; diğer tüm canlılardan farklı olarak algı ve düşünme gibi bilişsel süreçler ile anlayarak yorumlar. Davranışları biçimlendiren bilişsel süreçlerdir. Bilişsel yaklaşım, deney ve gözlem yöntemini kullanır.

9.   Sosyokültürel Yaklaşım

Sosyokültürel yaklaşımın temsilcisi Lev Vygotsky’dir. Bu yaklaşıma göre sosyal ve kültürel çevre, insan davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sosyokültürel yaklaşım, bireylerin davranışlarını incelerken bulundukları kültürü de hesaba katar. Psikolojik araştırmalarda kültürel farklılıkların çok önemli bir etmen olduğunu vurgular. Vygotsky’ye göre çocuğun bilişsel gelişiminde sosyal çevrenin oldukça önemlidir. Kazanılan beceriler, öğrenilen fikirler ve kavramların kaynağı sosyal çevredir. Sosyokültürel yaklaşımda insan ve kültür arasındaki etkileşim önemli bir pay sahibidir.

Psikolojik Hastalıklar Nelerdir?

Psikolojik hastalıklar, çevresel ya da genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilen ruhsal rahatsızlıklardır. Kişinin yaşamını etkileyen ve tedavi edilmesi gereken psikolojik hastalıklar, günümüzde yaşam koşullarına yani çevresel etmenlere bağlı olarak artmış durumdadır. Psikolojik rahatsızlıklar, tedavi edilmediği takdirde ilerleyerek kişi için risk barındıran sınırlara ulaşabilir. Psikiyatr ve psikologlar, psikolojik hastalıkların tanı ve tedavi sürecinde etkin rol alarak kişinin yaşam kalitesini standardize eder.

Psikolojik hastalık şunlardır:

1.   Madde Bağımlılığı

Sakinleştirici ya da uyarıcı etkileri bulunan, kişide sürekli daha fazla kullanma isteği uyandıran ve alınmadığında yoksunluk belirtileri gösteren kimyasal maddeler, uyuşturucu maddelerdir. Uyuşturucu madde bağımlıları, kullanımı kontrol edebileceklerini düşünerek madde kullanmaya başlar. Bağımlılığın nasıl ilerleyeceği tahmin edilemeyeceği için, bir kez kullanım dahi oldukça tehlikelidir. Genellikle ilk kullanımdan sonra sürekli madde kullanma ihtiyacı belirir. Aynı uyuşturucu etkinin sağlanabilmesi için madde miktarı ve sıklığı arttırılır. Bu döngüye giren kişi, madde bağımlısı olmuş olur.

2.   Yeme Bozuklukları

Bireylerde yeme bozuklukları, birkaç farklı şekilde ortaya çıkmaktadır. Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve doymayacakmışcasına yeme gibi rahatsızlıklar, psikiyatrik hastalıkların inceleme sınıfına girer. Bu hastalıklar bedensel etkileri ile kendini gösterse de ruhsal olarak ele alınır.

3.   Stres Bozukluğu

Stres bozukluğu, yaşanılan bir travma sonrasında ortaya çıkan, kişiyi korkutan, çaresizlik ya da dehşet içinde bırakan, olağan dışı ve beklenmedik olayların tetiklediği bir ruh sağlığı durumudur. 

4.   Panik Bozukluk

Panik bozukluk, ani ya da düzenli olarak bir panik ve korku hissinin etkisi altında kalınan bir anksiyete durumudur. Herkes endişe ve panik hissi yaşar ancak panik bozuklukta bu durum, sık ve düzenli şekilde gerçekleşir. Endişe, stres hissi çoğunlukla belirli bir nedene bağlı olmaksızın yaşanır. Panik atak bozukluğu, hayatın doğal akışına uyum sağlayamama şeklinde kendini gösterir.

5.   Nikotin Bağımlılığı

Nikotin bağımlılığı, belirli aralıklarla nikotine ihtiyaç duyma ve nikotin kullanmayı bırakamama durumudur. Nikotin, tütün içerisinde yer alan ve bağımlılık yapan bir maddedir. Nikotinin beyinde yarattığı etkiler geçicidir ve bir süre sonra yeniden kullanma ihtiyacı doğar. Bu döngü, kişiyi nikotin bağımlısı yapar. 

6.   Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete bozukluğu, sürekli ve yoğun olarak devam eden bir endişe durumudur. Günlük hayatta yaşanan normal durumlara karşı korku ve panik atak krizleri ile ortaya çıkar. Anksiyete bozukluğunda yaşanan aşırı kaygı, endişe ve panik hali, kişinin günlük aktivitelerini sürdürmesine engel olur.

7.   Depresyon

Depresyon, sürekli bir üzüntü halinde olma durumudur. Depresyon, majör depresif bozukluk ve klinik depresyon olarak da tanımlanır.

8.   Hiperaktivite

Hiperaktivite, aşırı derecede aktif ve olağandışı hareketli olma durumudur. Başka bir deyişle kişilerin kendini kontrol etmekte zorlandığı bir psikolojik rahatsızlıktır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan kişiler, dikkatini toplamakta, odaklanmakta ve sabit durmakta zorlanır.

9.   Sosyal Fobi

Sosyal fobi, sosyal anksiyete olarak adlandırılan, bireyin sosyal hayatını doğrudan etkileyen bir rahatsızlıktır. Sosyal fobiye sahip bireyler, günlük olarak gerçekleştirilen normal etkileşimler esnasında, başkaları tarafından gözlenmekten ve yargılanmaktan endişe duyar. Bu endişe, sosyal olarak kendini gerçekleştirememe, korku, utanç ve öz güven sorunlarını beraberinde getirir.

10. Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk, uzun süreli ve karmaşık bir ruhsal hastalıktır. Bu hastalıkta manik, hipomanik ve depresif olmak üzere ataklar meydana gelir. Bu rahatsızlığın kaynağı, çevresel olabileceği gibi genetik de olabilir. Bipolar bozukluk, manik depresif olarak da adlandırılır.

Genetik Psikolojik Hastalıklar Nelerdir?

Genetik psikolojik hastalıklar, çevresel faktörlere bağlı olmadan gen aktarımıyla kişiye geçen rahatsızlıklardır. Psikolojik hastalıkların genetik olarak aktarılması çok yüksek bir yüzdedir. Anne ve babasında psikolojik hastalık olan bir kişi, çevresel etkenlerden bağımsız psikolojik bir rahatsızlığa sahip olur.

Genetik psikolojik hastalıklar şunlardır:

  1. Depresyon
  2. Şizofrenik Kişilik Bozukluğu
  3. Kaygı Bozukluğu (Anksiyete)
  4. Bipolar (Duygudurum Bozukluğu)
  5. Paranoid Kişilik Bozukluğu
  6. Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

Psikolojik Hastalık Testleri Nelerdir?

Psikolojik hastalıkların saptanması ve gerekli tedavilerin uygulanması için kişilere yapılan testlerdir. Psikolojik hastalık testleri şunlardır:

1.   Maudsley Obsesif Kompulsif Testi

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), istemsizce sürekli tekrarlanan düşüncelerden muzdarip olma durumudur. Örneğin; Kişinin elleri temizken sürekli kirli olduğunu düşünmesi OKB belirtisidir. OKB tanısı koyulurken, kişiye uygulanan testlerden biri, Maudsley Obsesif Kompulsif Testi’dir. Kişiye evet ya da hayır şeklinde cevaplandıracağı, takıntısının varlığını ve boyutunu ölçecek bazı sorular sorulur.

2.   Maternal Bağlanma Ölçeği Testi

Maternal Bağlanma Ölçeği Testi, 1994 yılında Muller tarafından geliştirilmiştir. Maternal bağlanma, çocuğun anneye karşı duyduğu, genel anlamda ilk bağlanma tecrübesi olarak tanımlanabilir. Çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesi için Maternal bağlanma oldukça önemlidir. Bu test, anneliğe adaptasyonu, maternal duygu ve davranışları, anne tarafından bebeğe olan bağlanmayı ölçer.

3.   Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği Testi

Sosyal fobi, kişinin sosyal hayatını etkileyen, sürekli yaşanan korku ve endişe durumudur. Titreme, terleme, çarpıntı ve kızarma gibi belirtilerle kendini gösterir. Sosyal fobi sahibi kişiler, kendisiyle dalga geçileceği hissiyle toplumdan izole ibr yaşam sürer. Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği Testi, sosyal fobinin varlığını ve seviyesini ölçmek için geliştirmiştir. Liebowitz Testi, 48 sorudan oluşur.

4.   Beck Depresyon Testi

Beck Depresyon Ölçeği Testi, Dr. Aaron T. Beck tarafından geliştirilmiştir. Depresyon belirtisi gösteren kişilere uygulanır ve depresyonun şiddetini ölçer. Beck Depresyon Testi, çoktan seçmeli 21 sorudan oluşur.

5.   VİNEGRAD (Yetişkinler için Disleksi Testi)

Disleksi, sıklıkla okuma ve yazma olmak üzere pek çok farklı alanda yaşanan bir öğrenme bozukluğudur. Kişinin zekâ düzeyi normal ya da normal üstü olsa dahi disleksi durumu görülebilir. Disleksi, okuma-yazma, okumada akıcılık ve yazım becerilerini etkileyen bir hastalıktır. Disleksi olan insanlar, harfleri ve sesleri eşleştirmekte zorluk çeker. Disleksi, çoğunlukla çocuk yaşlarda teşhis edilir. Bu nedenle disleksi hastalığını teşhis çalışmaları, çocuklardaki semptomları izlemeye yöneliktir. Bazı disleksi hastaları, yetişkinlik dönemine kadar teşhis edilmez. Bu kişilere uygun olarak, Yetişkinler için Disleksi Testi geliştirilmiştir. VİNEGRAD Testi, Jo Matty, Harry Chasty ve Michael Vinegrad’ın çalışmalarına dayanır. 1994 yılında Michael Vinegrad tarafından tasarlanmıştır.

6.   Beck Anksiyete Testi

Beck Anksiyete Ölçeği Testi, Aaron T. Beck tarafından geliştirilmiştir. Beck Testi, anksiyete yani kaygı bozukluğunun şiddetini ölçer. Aile, okul ya da iş yerinde yaşanan kaygı bozukluğu, kişinin sosyal hayatını ve yaşam kalitesini etkiler. En az 6 ay süreyle devam eden ve kişinin kontrol edemedeği durumlar, anksiyete olarak tanımlanır. Sürekli endişeli olma, huzursuz hissetme, sıkıntılı olma durumuna bağlı olarak sinirlilik, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı gibi etkilerle kendini belli eder. Anksiyete tedavisi için, anksiyetnin seviyesi belirlenmelidir. Bu durumda Beck Anksiyete Testi uygulanır.

7.   Çoklu Zekâ Envanteri Testi

Zekâ seviyelerini ölçmek için yapılan testler vardır. Bu testler, kesin sonuç vermemekle birlikte kişinin zekâ ortalamasının anlaşılmasına yardımcı olur. Bunun yanında bir de zekâ türleri bulunur. Zekâ türleri, kişinin zekasının hangi alanda yoğunlaştığının bulunmasını sağlar. Amerikalı Psikolog Howard Gardner, Çoklu Zekâ Kuramı ile yeni bir düşünce biçimi meydana getirmiştir. Gardner, 1983'te yedi farklı zekâ alanı olduğunu önermiştir. 1995'te yedi zekâ türüne doğa zekasını da eklemiştir. Zekâ türlerinin tamamı aşağıdadır:

  • Sözel - Dilsel Zekâ
  • Mantıksal - Matematiksel Zekâ
  • Görsel - Mekansal Zekâ
  • Bedensel - Kinestetik Zekâ
  • Müziksel - Ritmik Zekâ
  • Kişisel - İçsel Zekâ
  • Kişilerarası - Sosyal Zekâ
  • Doğa - Varoluşcu Zekâ

Çoklu Zekâ Envanteri Testi, kişinin zekâ türünü bulmak için uygulanır.

Psikolojik Şiddet Nedir?

Psikolojik şiddet, diğer adıyla duygusal şiddet, duygusal istismar ya da psikolojik istismar; duygusal olarak uygulanan bir şiddet türüdür. Psikolojik şiddet; failin mağduru duygusal olarak sindirdiği, aşağıladığı ve psikolojik baskı uyguladığı istismar biçimidir. Psikolojik şiddet uygulayan failin en belirgin özellikleri; küfür, bağırma, korkutma, tehdit, hakaret, eleştiri, küçük düşürme, sınır koyma ve değersiz hissettirmedir. Psikolojik şiddet çoğunlukla aile içinde, duygusal ilişkilerde ve iş yerlerinde görülür. Psikolojik istismar, en sık rastlanan fakat önlenmesi en güç saldırı biçimlerinin başında gelir.

Psikoloji Eğitimleri Ne İşe Yarar?

Psikoloji eğitimleri, eğitimi alan kişiye pek çok fayda sağlar. İnsan davranışları ile zihinsel süreçleri inceleyen psikoloji, önce bireye dolaylı olarak da topluma katkı sunan bir bilimdir. En çok tercih edilen üniversite bölümlerinden olan psikoloji, kişisel gelişime olduğu kadar kariyer için de avantajlar barındıran prestijli bir alandır. Psikoloji, önce kişinin kendini anlamasına yardımcı olur. Akabinde kişinin iletişim becerilerini arttırmasını sağlar. Empati yönü gelişen bireyler, etkili iletişimin anahtarını da bulmuş olur. Üniversite eğitimi sırasında kazanılan bir diğer katkı ise kişinin araştırma yeteneğinin gelişmesidir. Yeni bilgiler öğrenmenin ve kişisel gelişimin sonsuz hazzını alan kişi, hem psikoloji alanında hem farklı alanlarda yeni bilgilere ulaşmaya ve araştırma yapmaya yönelecektir.