Pedagog Nedir?
2020

Pedagog Nedir?


Pedagog genel olarak yaşamda 0 ve 12 yaşları arasındaki çocukların zihinsel ve aynı zamanda duygusal gelişimlerine katkı sağlayan uzman kişilere verilen bir isimdir. Çocuklar bu uzmanların desteği sayesinde kişisel olarak kendilerini geleceğe daha iyi bir şekilde hazırlamak fırsatı bulurlar. Bu süreç içerisinde bu uzman kişiler çocuklara her aşamada destek olur ve onları yönlendirmeye çalışırlar.

Çocukluk dönemi her bakımdan oldukça hassas olan dönemlerden biridir. Bu süreçte belli başlı yaşamsal birtakım problemler ortaya çıkabilmektedir. Çocukları elde ettikleri her türde deneyim onları üzerinde bir ölçüde bir etki kapasitesi ortaya çıkarır. Genel olarak arzu edilen bunun daima olumlu bir yönde olmasıdır. Fakat bazen maalesef bu olumsuz bir sorun olarak bir nitelik de taşıyabilmektedir.

Bu duruma karşı çocukların kendi içlerinde doğru çözümlemeyi yapabilmesi için pedagog onlara yardımcı olur. Duygusal ve psikolojik açıdan kendilerini yeterince güçlü hissetmeleri için bu pedagoglar onlara rehberlik ederler. Durum böyle olduğunda çocuklar kendilerini daha sağlıklı hissederek geleceğe yönelik daha kararlı adımlar atabilir bir hale gelirler.

Pedagoji Nedir?

Pedagoji veya çocuk bilimi olarak bilinen bu alan, çocuklarda meydana gelen davranış bozuklukları ve bu bozuklukların kökenini araştıran oldukça önemli bilim dallarından biridir. Yunancada pedagoji, "Paidagogeo" ismiyle anılmaktadır. Burada ‘’paid’’ olarak ifade edilen sözcük çocuk, ‘’ago’’ olarak ifade edilense bilim anlamına gelmektedir. Bu alanın genel niteliği yeni doğan ile birlikte yetişkin çocukluk arasındaki dönemin incelenmesi ve ele alınmasıdır.

Genellikle bu durum 0 ve 18 yaş arasını kapsamaktadır. Eğitim bilim ve teorisi anlamı niteliğini de taşıyan pedagoji çocukları kişisel gelişimleri, sosyal gelişimleri, duygusal ve zihinsel gelişimlerini inceleyen bir bilim dalı olarak kendisini ön plana çıkarmaktadır. Pedagoji bilimi yaşamda uzun vadede sağlıklı yapıya sahip toplumları oluşturma destekleyici rolü olan bir alandır.

Her bakımdan üretken insanların olduğu bir topluluğu elde etmek için ilk aşamada çocuklar üzerinde çalışmak ve onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamak gereklidir. Daima sağlıklı ve yaşam öngörüsü iyi şekilde yetiştirilmiş çocuklar gelecekte ulaşacakları konumda topluma yararlı işler yapma çabası içerisinde olurlar. Pedagojinin temel rolü burada ortaya çıkmaktadır. Yeni nesillerin sağlıklı bireyler olarak geleceğe en iyi biçimde donanımlı olarak hazırlanması, pedagoji biliminin kapsadığı en temel noktadır.

Pedogojinin Tarihi

Pedagojinin tarihi her bakımdan oldukça eski dönemlere dayanmaktadır. Genel olarak bu bilimin ortaya çıkışı antik Yunan dönemlerine kadar uzamaktadır. Günümüze gelene kadar önemli değişimlerle birlikte birçok farklı türde yenilikler kazanmıştır. Pedagoji geçmiş dönemlerde özellikle Batı dünyasında daima psikolojinin bir alt dalı olarak kabul görmüş ve bu şekilde ele alınmaya başlanmıştır.

Pedagojinin genel anlamda bir bilim dalı olarak kabul edilmesi 19.yy. döneminin sonlarına doğru olmuştur. Tarihsel gelişimi sürecinde Pedagoji bilimine alanında uzman birçok insan oldukça önemli katkılar sağlamıştır. Bunlar arasında sıklıkla ön plana çıkan psikolog J. Piaget, çocuklarda bilişsel süreçler ve çocuklarda genetik epitemoloji üzerine çalışmalar yapmıştır.

Piaget genel olarak çocukların gelişim süreçlerine daima dört aşamadan oluşan bir sistem üzerinde durmuştur. Duysal dönemi kapsayan 0-2 yaş ve motor dönemi kapsayan 2-6 yaş, ilk aşamada yer almaktadır. Bunun devamında somut dönemi kapsayan 6-12 yaş ve soyut dönemi içeren 12 yaş ve sonrası dönemler bu sistemin temel ayaklarını oluşturmaktadır.

Pedagojiye katkılar sunan bir başka bilim insanı L. Vygotsky, çocuğun bilişsel olarak gelişiminin içinde bulunduğu ve yaşadığı sosyal ve kültürel ortama bağlı olarak şekillendiğinden bahsetmiştir. Pedagojinin tarihteki gelişiminde özellikle Sanayi Devrimi’nin de önemli etkilerinin olduğu gözlenebilmektedir.

Bu dönemden sonra toplumlarda nitelikli insanlara oldukça ihtiyaç duyulmuştur. Öğretmen ve öğrenci sayıları artmış ve çocukların gelişim süreçlerine dair yenilikçi fikirler ortaya çıkmıştır. Çocukların geleceğe yönelik her zaman hassas ve özverili bir şekilde hazırlanması gerektiği düşüncesi hâkim olmuştur.

Jung, Adler ve Freud gibi uzmanlar, yaptıkları çalışmalarla Pedagojiyi daha bağımsız bir bilim dalı haline getirmişlerdir. Pedagojiye yönelik farklı türdeki görüşlerin ve çalışmaların her biri geçmiş tarihten günümüze kadar pedagoji bilimin sağlam temeller üzerine oturmasında etken bir rol oynamıştır.

Nasıl Pedagog Olunur?

Pedagog olunabilmesi için belli başlı birtakım unsurlara uygun şekilde hareket etmek gereklidir. Burada ihtiyaç olan şey ilgili üniversitelerin Psikoloji ya da Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık bölümlerinden mezun olunmasıdır. Doğrudan bir Pedagoji bölümü olmadığı için üniversitelere bu şekilde giriş yapmak ve bu alanlar üzerinde eğitim görülmesi gereklidir.

Üniversitelerde girmiş oldukları bu bölümleri başarılı bir şekilde bitiren öğrenciler, birer Pedagog olabilmek hakkını elde ederler. Bu noktada yapılması gereken, üniversitelerde alınan eğitimin üniversite sonrasındaki eğitimlerle desteklenmesidir. Çünkü ancak bu şekilde daha yetkin ve donanımlı bir Pedagog haline gelinmesi mümkün olur.

Üniversitelerde bu bölümlerden birini bitiren kişiler daha sonrasında yine psikoloji alanına yönelik olarak yüksek lisans ve doktora yapmaları gerekir. Yine bunun yanı sıra çocuk psikolojisi ve bilimine yönelik farklı türdeki eğitimlerin alınması da bu süreçte bilhassa önem arz etmektedir. Aynı zamanda bilgilerin pekiştirilmesi adına daima çocuklarla bir arada çalışması da başarılı bir Pedagog olunmasına katkı sağlar.

Pedagog olarak istihdam etmek için resmî kurumların düzenlemiş oldukları sınavlara katılmak bu sınavlarda başarılı olmak gereklidir. Resmî kurumlar özelinde çalışmak isteyen uzmanlar, KPSS sınavına girerek yeterli puan derecesine erişmelidirler. Bunun yanı sıra herhangi bir sınava girmeden özel sektörde çalışabilmek olanakları da mevcut bulunmaktadır.

Pedagojinin Alt Dalları Nelerdir?

Birçok bilim dalında olduğu gibi Pedagoji biliminde de birtakım alt dallar yer almaktadır. Bunların her birinde Pedagojiyi tamamlayıcı farklı bölümler bulunmaktadır. Pedagoji eğitimi alan kişiler bu alt bölümler üzerinden her bakımdan kendilerini iyi bir şekilde geliştirme fırsatını bulabilmektedirler. Bu sayede normalden çok daha fazla bir yetkinlik kazanmış olurlar.

Pedagogların eğitim alarak kendilerini geliştirebilecekleri bu alt dallar arasında eğitim pedagojisi, orthopedagoji, transkültürel pedagoji ve antropedagoji gibi seçenekler bulunmaktadır. Eğitim pedagojisi alt dalında genel olarak eğitim süreçlerinde hangi yöntemlerden faydalanılması gerektiği üzerinde durulur.

Orthopedagoji bölümünde sonradan veya doğuştan gelen psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalan çocuklar üzerinden birtakım çalışmalar yapılır. Transkültürel pedagoji alt dalında toplumda ortaya çıkan kültür farklarının çocukları nasıl etkilediği ve onlar üzerinden neler meydana getirdiği gibi konular ele alınmaktadır.

Pedagojinin önemli alt dallarından biri olan antropedagoji bölümünde genel olarak geçmiş dönemlerde pedagoji bilimine yönelik yapılan çalışmalar incelenmektedir. Bu alanda fikirlerini beyan eden uzmanların görüşlerinin günümüzdeki yeniliklerle kıyaslaştırılması ve bundan bir sonuç elde edilmesi bu bölümün kapsamı içerisinde yer almaktadır.

Hangi Durumlarda Pedagog Desteği Alınmalı?

Pedagoji desteğinin alınmasını gerektiren birbirinden oldukça farklı birçok etkenden söz etmek daima mümkündür. Bunlar arasında çocukların yalan söylemesi, kavga etmesi, teknolojik aletlere aşırı bağımlılık geliştirmesi, beslenme bozuklukları yaşaması ve bağlanma gibi sorunlar yer alabilmektedir.

Bu ve benzeri türde problemlerin varlığı halinde uzman bir pedagogdan yardım alınması oldukça yerinde olur. Bu destekler çocuğun doğru davranış güdülerini geliştirmesine çok olumlu yönde katkılar sağlar. Herhangi bir sorunun varlığında destek alınabileceği gibi bir sorun olmadığında da gelişimin desteklenmesi adına bir pedagogdan yardım almak her zaman iyi kararlardan biri olur.

Oyun Terapisinin Pedagojideki Rolü

Çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimleri üzerinde olumlu yönde çalışmaların yapılabilmesine imkân veren pedagoji biliminde yeri geldiğinde birtakım oyunlardan da destek alınmaktadır. Çünkü küçük yaştaki çocuklar genel olarak kendilerini konuşarak değil daha çok oyunlar yoluyla ve becerileriyle ifade etmeye çalışırlar.

Oyuncakların her bakımdan fazla olması çocukların kendilerini birçok yönden daha iyi bir şekilde ifade etmelerine katkı sağlar. Oyun terapisi sayesinde çocuklar kendilerini yakından tanıma fırsatı bularak daha güven duyabileceği ilişkiler kurma şansını elde ederler. Kendi ihtiyaçlarını fark ederek karşılaştığı zorlukların nasıl üstesinden gelmesi gerektiğini öğrenir. Oyun terapisi hakkında daha fazla biligi çin Boğaziçi Enstitüsün hazırladığı Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Nasıl Olunur? adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

 

 

{{dil.yorumlar}}

{{yrm.yazar}}

{{yrm.baslik}}

{{yrm.yorum}}

BOĞAZİÇİ ENSTİTÜ :{{yrm.cevap}}




{{dil.yorum_ekle}}

  • {{dil.oylama_sorusu}}