Üniversite Sertifikalı Eğitimlere Hemen Katıl. Potansiyelini Keşfet!
Kadına Yönelik Şiddete Sadece Dur Demek Yetmez

Kadına Yönelik Şiddete Sadece Dur Demek Yetmez


Dişisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur…
Jack London

Eğitim politikaları ve başarılı sertifika programlarıyla birbirinden farklı alanlarda yetiştirdiği öğrencilerin yanı sıra kadına ve kadının toplumdaki rolüne dair sosyal sorumluluk projeleriyle de alanında ilklere imza atan Boğaziçi Enstitüsü; farkını ortaya koymaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan çalışmalarla birlikte eğitim programları ve seminerlerle kadına şiddete yalnızca “dur” demeyip aktif bir şekilde kadına şiddetle mücadele eden Boğaziçi Enstitüsü çalışmalarını bir adım daha ileriye taşımayı hedefliyor.

‘Kadına yönelik şiddete sadece dur demek yetmez’ mottosuyla yola çıkan Boğaziçi Enstitüsü Her Kadın Kendini Savunabilmeli eğitimi ve bu alana özel olarak düzenlediği seminerleriyle, tüm kadınları savunma teknikleri alanında sertifika almaya davet ediyor.

     kadina-siddete-dur-de

Evlatsız babalar, kardeşsiz erkekler, annesiz çocuklar…

Türkiye’de ’90’lı yılların başından bu yana kadınlara yönelik şiddet eylemlerinde önemli oranda artış gözlemleniyor. Her şiddet eylemi, içerisinde ‘sevgi’ diline dair doneler barındırsa da sonuç değişmiyor ve hayatını kaybeden kadınların sayısı her geçen gün artıyor.

Toplumun her kesiminden kadının maruz kaldığı duygusal ve fiziksel şiddetin dozu artarken; Türkiye’nin geleceği de yok edilmeye devam ediyor. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sosyal medya ağları aracılığıyla şiddetin her türlüsü lanetlenirken, gündelik hayatın içerisinde de şiddet dinmiyor.

Dağılan ailelerin yükü, geçmişte ve gelecekte çocukların omzuna binmeye devam ederken, yalnızca yetişkinler değil kız çocukları da şiddetin odağında. Namus ve töre cinayetleri, başlık parası, erken annelik, çocuk yaşta evlilik kız çocuklarının maruz kaldığı duygusal, fiziksel ve cinsel şiddetin nedenlerinden yalnızca birkaçı.

Eşleri ya da aile üyeleri tarafından suça ve fuhuşa sürüklenen kadınlar, kadın sığınma evlerinde yaşam süren, annesi ile birlikte cezaevlerinde büyüyen çocuklar…

Kadın cinayetlerinin son on yıllık dönemde yüzde 1400 arttığı, 2014 yılında toplam 314 kadın cinayetinin işlendiği, 136 kadın ve yakınının da yaralandığı, 2015 yılında ise ilk 10 ayda toplam 345 kadın cinayetinin daha yaşandığı, bir kısmı ağır olmak üzere 73 kadının da yaralandığı olayların ardından 2016 yılı sonunda öldürülen kadın sayısı toplam 329, 2017 yılı sonunda öldürülen kadın sayısı toplam 409 oldu. Bu sayı 2018 yılına gelindiğinde 440, 2019 yılı sonunda ise toplam 474’e yükseldi.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi tarafından paylaşılan son analize göre, 2020 yılının ilk on ayında ise medyaya 453 kadın cinayeti yansıdı. Kayıtlara geçen ölümlerin en çok görüldüğü ilk üç kent; 37 kadın ölümü ile İstanbul, 19 kadın ölümü ile İzmir, 13 kadın ölümü ile Antalya olarak kayıtlara geçti.

Sessiz sedasız, ismi bilinmeden, ne yaşadığı hiç görülmeden, toplumdaki, ailesindeki ve her şeyden önemlisi de çocuklarının hayatındaki önemi hiç dile getirilmeden Artvin, Bayburt, Hakkâri, Karaman, Malatya, Siirt, Tokat, Tunceli’de can veren kadınlar basına bile yansıma imkanı bulamadan silinip gitti yaşamdan.

Kadınları katledenlerin büyük çoğunluğunu eşleri, aile mensupları, eski erkek arkadaşları oluştururken son olarak Dr. Aylin Süzer, Selda Taş ve Vesile Dönmez’in katledilmesi büyük tepki topladı.

Kadınlar, şiddeti ve şiddetin mazeretlerini erkeklere göre daha kesin olarak reddederken kendilerini şiddetten korumak için de gerekli önlemleri alıyor.

Boğaziçi Enstitüsü bünyesinde Genel Müdür ve Eğitmen Hakan Tekcandan öncülüğünde, kadınlara stres yönetimi, otokontrol ve dikkat kazandıran ‘Her Kadın Kendini Savunabilmeli’ eğitimiyle Boğaziçi Enstitüsü yalnızca tehlike anında değil, her zaman kadınların yanında!

 

Yazı Değerlendirmesi : 0 Puan
Toplam : 0 Yorum

  • %0
  • %0
  • %0
  • %0
  • %0
0

    Yazı Puanı

    Yazı Değerlendirmesi : 0
    Toplam : 0 Yorum

    • %0
    • %0
    • %0
    • %0
    • %0

    Yorumlar

    {{yrm.yazar}}

    {{yrm.baslik}}

    {{yrm.yorum}}

    Boğaziçi Enstitüsü :{{yrm.cevap}}




    Yorum & Oylama Ekle

    • Bu yazıyı beğendiniz mi?